Çok az kaldı

Kendimle baÅŸ baÅŸa kalabileceÄŸim zamana

Çok az…

Birazdan örtülecek

Gün ışığının aydınlığına güvenip

O aydınlıkla kör olan insanların inandıkları her şey.

Bir kum tanesi olmayı kabul edebilirdim

Feda edebilirdim kendimi

Yeter ki şu zaman geçsin!

Bırakmışken kendimi ince belli kum saatinin en tepesinden

Bilmeliyim biraz daha yaklaştım

Çok daha az kaldı…

Ben bunu göze alabilmişken

İnat ediyor yelkovan

Ne nazlı çıktınız siz de…

Akrebin kaderine boyun eğdiği an 

Hain güneş

Gizleniyor dağların ardına

Arkasına bakamadan kaçarcasına

Başka bir huzur kaplıyor bu sefer yüreğimi

O kızıllık

Tutkunun, hırsın, zaferin kızıllığı

Arkasında turuncu bir rüzgâr bırakır gibi

Yok ediyor mavinin semaya egemenliÄŸini

O an anlıyorum, kavuşuyorum geceye

Arkasında bıraktığı turuncu rüzgâr

Kızılın hâkimiyetine erişiyor bir anda

Ve daha kasvetli bir hal alıyor kızıl

Gecenin rengine bürünüyor gökyüzü

Yavaş yavaş…

Artık ne kuş kalıyor havada

Ne de sokakta insan…

Bense, balkonumda oturmuÅŸ

Ortak oluyorum gecenin zaferine,

Senin şerefine içiyorum gece!