Savaş yüzünden dağılmış, siyasi karışıklıklardan zayıflamış Rusya yavaş yavaş karanlıklara gömülüyordu. İmparatorluğun başkenti soğuğa ve açlığa boyun eğmişti. İşte tam o sırada Devrim patlak verdi. Çar II. Nikolay tahttan indirildi. İşçiler, köylüler ve askerler harekete geçtiler. Birkaç ay sonra, bir azınlığın elde ettiği başarının sonucunda Lenin’in Bolşevik Partisi kuruldu ve 26 Ekim’de “proletarya diktatörlüğü” başladı. Nicolas Werth canlı ve apaçık bir anlatımla o inanılmaz adalet ve özgürlük umuduna, buna karşılık yalancı söylencelere ışık tutuyor. O 1917 yılının, “Büyük Ekim Devrimi”nin gölgelerini belleğin duvarlarına yansıtıyor. Tarihin ilk sosyalist devriminin gölge oyununa hoşgeldiniz. (Alıntı)

Kendi Düşüncelerim

Yapı Kredi Yayınlarının hazırladığı bu kitapta bir kaç eleştiriyi hakeden nokta var ki değinmeden edemeyeceğim. Öncelikle kitabın kalitesi elinize aldığınızda rahatlıkla hissedebileceğiniz cinsten, fiyatına oranla bu denli kaliteli bir kitapla karşılaşmak, günümüz matbaa teknolojisi(!) ile pek mümkün olmuyor. Kitabın sayfalarını karıştırırken ansiklopedik bir anlatım ve yazı biçimine sahip olduğunu görebilirsiniz. Fakat bu canınızı sıkmasın, fazlasıyla fotoğraf ve o döneme ait karikatürlerle zenginleştirilmiş olan içerik sizi dönemin koşullarına götürmeyi beceriyor. Lakin yer yer verilen fazlaca ayrıntı kitaptan hafif bir soğuma hissi yaratabiliyor. Tüm bunların haricinde genel bir toparlama yapacak olursak görsel öğelerle zenginleştirilmiş belgesel tadında güzel bir devrim derlemesi diyebilirim.