->
Varlıkla yokluğun tam ortasındayım
Yok olmakta hücrelerim
TaÅŸlaÅŸmakta ruhum
Kısacası…
Ben gidiyorum…
Varlıkla yokluğun tam ortasında olman ne güzel
Ve fark edebilmek yokluğa uzaklığını
Bense ikisini ayıran o ince çizgide gidip geliyorum
Bazen ağırlaşıyor, bazense kuş gibi hafif oluyor ruhum
Şu çizgi
Peki ya düşersek aşağı
Nice olacak halimiz
Peki, ne zaman bitecek bu belirsizlik
Ben buraların hasretiyle nasıl giderim
Oralarda ne ederim
Acının olmadığı yer…
Ama…
Ben bu acıdan kurtulamayacağımı biliyorum…
Ve korkuyorum…
İçimde bir ÅŸeylerin boÅŸluÄŸu…
Koca bir kara delik…
Almadan bu delik bedenimi
Aç kollarını bana
Sarıl biraz
Sensizlik
Yokluğunla beraber yüreğime düşen ateş
Devam etme ne olur
Tam ortasındayken çizginin
Ve eşitken soyutluk ve somutluğa olan uzaklığın
İdrakının efendisi de olamıyorsun kölesi de
Üstünlük sağlanamayan bir oyun gibi belki
Ne hürsün ne de kör…
Aklın gitmekle gitmemek arasında
Ne varsın ne de yok…
Bedeninse akla teslim
Emin deÄŸilim bedenin akla teslimiyeti konusunda
Öyle bir noktaya geliyorsun ki bazen
Tıpkı bir kara delik gibi gerçekten
Bilinmezliği çekiyor insanı içine
Tüm acılarının sonu olabiliyor en büyük acın ne garip…
Son…
Mutlu veya
DeÄŸil ama son…
Teslim olamam hayır yapamam
Senin başladığın ancak
Genellikle senin tarafından bitirilmeyen bir trajedi
Hayır, yokluğa mı kayıyor ruhum?
Bunları bana söyleten ne?
Bulaşmadan üstümüze karanlığın çamuru
Ve yapışıp kalmadan sırtımıza sıkıntı
Çekip çıkarmak için uğraş vermekten başka çaresi kalmıyor insanın
Hayat eski bir oyun kuralları belli
Her ÅŸey senin elinde olmasa da bazen…
Ya da koca bir belirsizlik içinde terbiyesizce yapılan bir hile
Hayat ne?
Kime göre?
Kim yaşıyor, nerede?
Cevap kendi içinde
Somutlaştırmak senin elinde
Nasıl yazarsan öyle bitecek
Ama nasıl istersen değil
Kesinlikle…
Yazmak ve istemek
Ummak ve yaşamak…
Beklemek ve görmek
Koca bir yolculuk belki de birer birer geçerken otoban çizgileri bakamazsın arkana sayamazsın yılları… dönemezsin ki geri …görmüyor musun iÅŸte tek ÅŸeritli..
frene bas…bas bas dur hadi
Kal öylece
Olmuyor ki
Yapamıyorsun
Arkana baksan bile sonun getirir sana felek kendi eliyle geçmişin
Hatta bugünün bile akıp gidiyor işte
Tıpkı bir otoban çizgisi edasıyla kocaman tırın altından
Hak vermemek mümkün değil sana
Ama boyun eÄŸmek yerine kadere
Ya da güvenmek bir frenin yapacağı işe
Güvenilir gelmiyor bana
Tabii felek dediğin başkahramanı yazdığı kitabın
Sürpriz çıkışları olan…
Ancak sen yön vereceksin mürekkepsiz kaleminle
Hayatın akışına
ama kimse bilemez ki göremez ki senin mürekkepsiz kalemini hatta sen bile unutacaksın ne yazdığını bir iki sayfa sonra … ee sonra n’olacak?
Nasıl unutur bir yazar eserini ya da ressam tablosundaki duyguyu
Müzisyenin ruhunun bir parçasıdır yan yana getirdiği notalar
Anlam vermediği duygularına bir açıklamadır
unutur hatta o duygu unutturur belki bir aldatma bu belki de nankorluğun dikalası
Sen yazıyorsan bu hikâyeyi
Ve senin elindeyse nereye gideceÄŸi
Oyunbozan feleğin dışında
Aldatılmaya meyilli lup olmadığın gösterir hikayenin sonuna giden you
Yolu
Yavaş yavaş aydınlatırsın
Belki tek şeritli bir yolda hızla akıp gidilmez senin gibi
Belki ellerinle ördüğün parke taşlar götürür seni hikayenin sonuna
Bilinçle, şuurla ve sabırla ürettiğin yol
Tek tek yerleÅŸtirdiÄŸin taÅŸlar…
Gideceğin yer aynıysa nasıl gittiğinin ne önemi var ki
Amaç mı araç mı?
Geçmişim bugünüm hatta belki de geleceğim hepsi uçup gidiyor mısralarımın ucundan süzülen bir kalemle bir kuş adeta nasıl dur diyeceğim?
O parke taşlı yolda yürümek, o yolu yapmak kadar sabır ister bilirsin
Mısralarını oluştururken bile geçen süreyi düşünerek nasıl yaşarsın?
Yavaşça yürüyorken koştuğunu hissetmek
Yıllar öncesindeyken
Geç kaldığını düşünmektir
Ve sen sonunu düşünüyorsan giderken yolu
Elbet duramazsın dursan da koşuyorsundur zaten
Ve yolun sonuna geldiÄŸinde
Zevkle bir yürüyüş yapmış değil,
Etrafındakileri göremeyecek kadar hızla koşan ve
Eline yorulmaktan başka hiç bir şey gelmemiş birini görürüm
Sonuç ne olursa olsun…
Koşmak isteyen kim ben frene basıyorum durmak istiyorum aksine
İşte aldatılmak budur,
O yolu sabırla yapmayan
Zahmetine katlanmayan
Zaten yürüyemez
KoÅŸmaya mecburdur,
Sona giden yoldur önemli olan
Son nasıl olsa sondur
Parke taşlı yolda huzurla yürümek de sana kalmış
İstemeden, bilinçsizce koşmak da otobanda
Seçimini yapmaktır asıl hikâye
Kimi sevdiğin kimi üzdüğün değil
Son da deÄŸil
Â
|
|
Bunlara da bir göz atın:
|
-
Crn 3 Mart, 2008 , 10:48 pm
-
Kagan Sen 3 Mart, 2008 , 10:49 pm
-
selahattin 3 Mart, 2008 , 10:59 pm
-
Işılar 4 Mart, 2008 , 9:23 pm
-
yarısaydam olsa hayat 5 Mart, 2008 , 7:23 pm
-
GurkanUmutAy 6 Mart, 2008 , 12:24 am
-
yarı saydam olsa hayat 8 Mart, 2008 , 10:23 pm

