Fransızce “Censure” kelimsesinden dilimize geçen ve “sıkı denetim” anlamına gelen bü sözcük, acaba günümüzde yeterince layıkıyla kullanılıyor mu?

Sansür hakkında bir çok tartışma var aslında.. İnsanlar bu konuda ikiye bölünmüş durumdalar.. Bu konuyu araştırırken işte bu iki kutuplaşmanın fikirlerini göstermesi amacıyla iki örnekle devam ediyorum..

ilk grup: Sansürün gerekli bir şey olduğunu ileri sürenler.. Özet olarak diyorlar ki:

psikolojik bozukluklara, 14-16 yaşından önce 10 yaşından önce korku gerilim şiddet filmi izlemek yada cin şeytan masalı dinlemekpornografik içerikle tanışmak %90 ihtimalle cinsel soğukluğa sebep olabilir.

Sağlıklı nesillere sahip olmak için bilinçli toplumların uyguladığı bir yöntemdir.

Çok da mantıklı geliyor öyle değil mi?

İkinci gruba baktığımızda:

bugünkü takvim yaprağının yarınkinini kapatması…..

veya

Hayata konulan ipotek.

Gibi haykırışlar görmek mümküm..

Tabi tüm bunlar işin biraz da felsefi boyutu, sansürü uygulamada gördüğümüz vakit işler değişiyor haliyle.. Televizyonda radyoda, diğer basın organlarında, internette.. aklınıza gelebilecek bir çok yerde sansürle karşı karşıyayız..

Örneklemek gerekirse youtube’un kapatılması.. Sebep olarak Atatürk’ü aşağılayan vidyoların olmasını gösteriyor mahkeme kararı.. Tamam iyi güzel hoş da bir tane Atatürk’ü aşağılayan vidyo varsa bin tane de öven vidyo yok mu? Duyarlı ve bilinçli Türk halkı bu iki kategori vidyoyu ayırt edebilecek mantığa sahip değil mi? Sadece bir yada iki tane vidyo yüzünden tüm youtube’u kapatmak ne kadar da mantıklı bir “pire için yorgan yakma” düşüncesidir.

Perslerin İskenderiye Kütüphanesini kundaklaması yada 12lik bir eylül zamanı binlerce kitabın yakılması kadar masum(!) bir anlayıştır bu kanımca..

İşi biraz da kontrol edilme güçlüğü bakımından internet doğrultusunda düşünecek olursak.. Sansür konusunda ihtisas yapmış bir çok ülke bulabiliyoruz.. Türkiye de bu konuda yavaş yavaş kendini göstermeye başladı..

NTVMSNBC’de yayımlanmış bir yazıyı paylaşmak istiyorum:

Reporters Without Borders (Sınır Tanımayan Gazeteciler) ve Open Net Initiative (Açık Net İnsiyatifi) tarafından yapılan tespitlere göre, bazı ülkeler interette aşırı sansür uyguluyor.

ÇİN HALK CUMHURİYETİ
Çin şimdiye kadar Tibet ve Taiwan’ın bağımsızlığı, polis şiddeti, 1989 Tiananmen Meydanı protestoları, ifade özgürlüğü, demokrasi, pornografi, BBC’nin bazı uluslararası yayınları, Falun Gong gibi dini hareketler, bloglar ve internet ansiklopedisi Wikipedia’yı sansürledi. Çin’de internet sansürünü ihlal ettiği için hapis cezasına çarptırılan 52’ye yakın kişi olduğu biliniyor.

VİETNAM
Ülkedeki internet ağlarından; Vietnam’ı eleştiren sitelere, sürgün partilerine ve uluslararası insan hakları kuruluşlarına ulaşmak yasak. Internet cafeler gözetim altında tutularak, internette ifade özgürlüğünü savunanlar da hapis cezasına çarptırılıyor.

İRAN
İran’da sansür uygulamaları devlete yönelik eleştiriler, gay ve lezbiyen siteleri, kadın hakları siteleri ve bloglar içeren servis sağlayıcılarına yönelik. Birçok İranlı bloglarının içerikleri yüzünden hapis cezasına çarptırıldı. İran son olarak YouTube’a girişi sınırladı.

ÖZBEKİSTAN
Ülkede İslami hareket, bağımsız medya, sivil toplum örgütleri ve insan hakları ihlalleriyle ilgili siteler sansürleniyor. Birçok internet cafe, kapılarına kullanıcılarının siyasi eleştiri ve pornografi içeren sitelere girdiklerinin tespit edilmesi halinde para cezasına çarptırılacaklarını belirten uyarılar asıyor.

TUNUS
Tunus pornografi, e-posta, arama motoru, elektronik formatlı dosyalar ve çeviri servisleri veren siteleri sansür uygulamasına tabi tutarken; kullanıcıların FTP olarak bilinen dosya transfer protokollerine sınırlama getiriyor. İçlerinde demokrasi savunucusu avukat Muhammed Abbou’nun da bulunduğu birçok internet kullanıcısı çeşitli cezalara çarptırılmıştı.

KÜBA
Kişi başına düşen bilgisayar sayısının en düşük olduğu Latin Amerika ülkesi Küba’da, devlet internet sitelerini denetliyor. Kullanıcılar devlet tarafından kontrol edilen ‘giriş noktaları’nı kullanarak internete girebiliyor.

Devlet, IP numarasına göre kullanıcıların bağlantısını engelleyebilirken, arama motorlarına girilen sözcüklerden ‘zararlı içerik’ takibi yapabiliyor.

Küba yönetimi, internete girişin ABD ambargosu ve yüksek maliyetlerden ötürü düşük olduğunu söylese de, ülke otoriter bir yapıya sahip olduğu gerekçesiyle eleştiri oklarının hedefi oluyor.

BREZİLYA
Yasal Danışman Lincon Antonio Andrade Moura, ünlü Brezilyalı manken Daniela Cicarelli’nin YouTube’de yayınlanan müstehcen videosu sebebiyle siteye girişi sansürleme kararı çıkarmıştı.

SUUDİ ARABİSTAN
King Abdülaziz Bilim ve Teknoloji Şehri adlı bir çiftlikten ülke çapındaki bütün internet kullanımını denetleyen Suudi Arabistan, ‘ahlaksız’ olduğuna kanaat getirilen sitelerle siyasi içerikli eleştirel siteleri sansürlüyor.

Kullanıcılardan elektronik bir form doldurarak porno sitelerinin rapor edilmesini isteyen S. Arabistan, Open Net Initiative tarafından 2004 yılında “en agresif sansür uygulayan ülke” olarak belirlenmişti.

Bu ülkeler dışında Suriye, Myanmar, Maldiv Adaları ve Kuzey Kore de siyasi içerikli internet sitelerine sansür uyguluyor.

————

İnsan düşünmeden edemiyor.. Sansür uygulayan ne çok avrupa ülkesi, ne çok gelişmiş medeni ülke var diye.. Belki de biz bazı şeyleri yanlış biliyoruz.. Sansür gözüme ilk duyduğumdaki gibi gözükmüyor artık…