->
Tarih Kulübü Öğrencileri Yaşayan Mübadil ile Buluştu
Sözlü tarih projeleri kapsamında “Bursa ve Göç” konusunda çalışma yapmak için Görükle’ye giden Tan Okulları Tarih Kulübü öğrencileri, hayatta kalan birkaç mübadilden biri olan Hüseyin Yavuz ile röportaj yaptı.
Henüz on beş yaşında bile değilken patlayan 1.Dünya Savaşı ile Anadolu’ya giren Yunan ordusunun topraklarımızdan atılmasıyla birlikte Yunanlıların, Rumeli’de ki Türklere baskıları artmıştı.Türk hanelere gece baskınları düzenliyorlar, erkekleri kurşuna diziyorlardı.Mustafa Kemal’in verdiği ultimatomlarla bertaraf edilen Yunan baskısının izleri tazeyken, bir sabah soydaşlarımıza Türkiye’ye göç edecekleri söylendi.Akabinde beş Türk köyünün tek bir vapura bindirilmesi ve Mübadele protokolü çerçevesinde Türkiye’ye gönderilmesi gerçekleştirildi.
“Peki ya oradaki mallarınızı kurtarabildiniz mi?” sorusundan sonra duyuyoruz çarpıcı anıları Hüseyin Amca’dan…
“Mallarımızı çok umursamadık,canlarımızı kurtarabildiğimiz için şanslıydık.” diyor ve başlıyor anlatmaya;meğer o meşhur baskı sırasında, Rumlar Türkleri korkutmak için mi yaptı bilinmez, Türklerin kiliselerde katledileceğine dair söylentiler çıkmış halk arasında.Bu söylentiler Mustafa Kemal’ın kulağına kadar gitmiş ki;” Rumeli’de bir Türk’ün burnu kanarsa, Atina’yı başınıza yıkarım.” demiş Kemal Paşa.Bu söz baskıları azaltmış azaltmasına ama yetmemiş Türkleri orada tutmaya.Mübadele de bu soğuk dönemden sonra gerçekleşmiş.
Türkiye’ye geldiklerinde barınacak yer sıkıntısıyla karşı karşıya kalan mübadiller birkaç gün Mudanya ve çevresindeki cami,okul gibi yapılarda konakladıktan sonra yavaş yavaş bölgeye yerleştirilmişler.Çevre köylerden alınan öküz ve at arabaları mübadiller için tahsis edilmiş.Ancak yerleştirildikleri yere yeterince uyum sağlayamayan Mübadiller kendi istekleri doğrultusunda Görükle’ye yerleşmişler.Bursa da onları karşılayan yerli halkla kaynaşan Mübadiller, daha sonra gelen Kavala macırlarıyla da birleşmiş ve bugüne kadar kuşaklar halinde mutlu yaşamışlar.
Göç sırasında yaşadığı zorlukları, ülkeler arasındaki ilişkileri ve henüz on bir yaşında göç etmesine rağmen,karşı karşıya kaldığı beşeri olanakları bizlerle paylaşan Hüseyin amca, paylaştığı anılarıyla da çalışmalarımızı renklendirdi ve bizi yakın tarihimizde minik bir gezintiye çıkardı.
Kağan ŞEN
|
|
Bunlara da bir göz atın:
|

