paramiliter2_fikiragaci.net

Saatli Bomba: Eğit-Donat Modeli

2335 • 18 Ekim 2014

Orta Doğu, dünyanın kabuk tutmayan yarası gibi, ara sıra pansumanlansa da, kanaması hiç durmuyor. Yeni kanamanın adı IŞİD. Bölgeyi iyi bilen gazeteciler tarafından ‘Paralel El Kaide’ olarak anılıyor(1). Bunun sebebi, El Kaide’nin emirlerine karşı gelerek, var olan düzene karşı savaşmak yerine, kendi devletini kurmak istemesi. Kendini halife ilan eden, başına 10 milyon dolar ödül konan El Bağdadi, 2 milyar dolar mali gücü, 9-12 bin arası militanı, ‘bizden olmayan kafirdir’ ideolojisiyle IŞİD, bölgede uzun süre üstesinden gelinemeyecek bir karmaşanın habercisi.

el bağdadi_fikiragaci

Kendini halife ilan eden El Bağdadi

Türkiye, özellikle konsolosluk çalışanlarının IŞİD tarafından esir alınması sonrasında, Arap Baharı’ndan beri sürdürdüğü ‘arabulucu – model ülke’ görüntüsünden çıkarak daha aktif bir rol oynamaya başladı. Gerçi Türkiye, Suriye’deki Esad karşıtı ayaklanmaların başlangıcından beri bölgede oldukça aktif, Suriye konusundaki tarafını çekinmeden belli ediyor, ama savaşa doğrudan katılmıyordu. Konsolosluk çalışanlarının kaçırılmasıyla Türkiye, doğrudan ve resmen taraf olmak zorunda kaldı. Her gün eski denklemlerin bozulup yenilerinin kurulduğu Orta Doğu’da, kendini bu kaosun dışında tutmak bölge ülkeleri için oldukça zorlaşmaya başladı. Hele hem kurulan denklemlerde söz sahibi olup, hem de kaosun dışında kalmak neredeyse imkansız.

Türkiye, dışında kalamayacağı bu denklemi çözmek için 3 maddelik bir plan hazırladı (2);

1-      Uçuşa yasaklı bölgenin oluşturulması ve güvence altına alınması

2-      Suriye tarafında güvenli bölge tesis edilmesi

3-      Eğit-donat modeliyle ılımlı muhaliflerin IŞİD’e karşı harekete geçirilmesi

İlk iki madde, pek destek görmedi, bazı kesimler tarafından bu adımların IŞİD’e karşı değil, düşmesi istenen Esad’a karşı olduğu yorumları yapıldı. Savaşta Türkiye’nin Esad rejimini, ABD’ninse IŞİD’i öncelik olarak gördüğü dillendirilen bir gerçek.  Ama son madde, yani ‘Eğit – donat’ modeli, bölgenin politikalarında belirleyici rol oynayan ABD tarafından oldukça beğenilmiş görünüyor. İlk etapta 2000 kişinin eğitileceği, eğitimde Bordo Bereliler’in tesislerinin kullanılacağı gibi iddialar basında yer almaya başladı (3). Hatta ABD bu planı o kadar benimsemiş ki, Türkiye bir yana, Suudi Arabistan’la da 5400 kişilik bir eğit-donat anlaşması imzalamış. Eğitilen muhalifler, IŞİD ve Esad’la savaşta ‘kara birliği’ olarak kullanılacak.

mucahitler_Fikiragaci

ABD tarafından eğitilen Afgan mücahitler, 1980

Irak Savaşı’nı sonlandırarak askerini bölgeden çeken Obama yönetimi, yönetime gelirken verdiği vaatlere ters düşmemek için başka bir harekatla adının anılmasını istemiyor. ABD halkı, özellikle Irak Savaşı’nda kaybettiği askerlerden sonra, bu konuda oldukça hassas. Bu yüzden ABD, eğit – donat modeline oldukça sıcak bakıyor. Ancak Suriye’deki ılımlı muhalifler, ABD’nin ilk eğit-donat tecrübesi olmayacak. Yabancı güçleri silahlandırmak, ABD için 1947 yılından beri yapılan bir eylem ve bu eylemlerin çoğu başarısızlıkla sonuçlanmış. Küba, Nikaragua, Somali bu başarısızlık örneklerinden bazıları. Başarısızlık sonrası oluşan prestij kaybı bir yana, ABD en büyük düşman ilan ettiği ‘terörizm’e de bu yolla katkı sağlıyor. Sen, burada mp3 favori videoları dönüştürebilirsiniz youtubemp3now.com/tr Bedava. Çünkü eğit-donat modeli, süresi belli olmayan bir saatli bomba gibi, kime, ne zaman patlayacağı belli olmuyor. Irak merkezi hükümetine yardım için gönderilen ABD silahlarının IŞİD’in eline geçmesi gibi, dün Afganistan’da Ruslara karşı eğitilip donatılan Mücahitler, Sovyet tehdidi bittiğinde El Kaide’yi kurarak ABD’ye saldırıyor. Kurulan bomba, kendisini kuran ellerde patlıyor.  Bu Amerikalılar tarafından da bilinen ve görülen bir gerçek, New York Times’ın haberinde, CIA’in konuyla ilgili rapor hazırladığı ve ‘başarı şansının düşük olduğu’ sonucuna vardığı yer alıyor (4).

Yani eğit-donat modeli, kullanan ülkeler için kendi askerini savaşın dışında tutma yolu gibi gözükse de, bu sadece kısa vadede doğru bir çıkarımdır. Çünkü işler ters gittiğinde, kaybedilen sadece muhalifler, prestij ve silahlar değil, çok daha fazlası olabilmektedir. El-Kaide örneği, bunun en açık kanıtıdır. Özellikle bölge ülkesi olan Türkiye’nin bu adımı atmadan önce ciddi olarak düşünmesi gerekir, bu adım yüzünden bölge daha da karışırsa zarar görecek olan ABD’den çok kendisidir.

Sonuç olarak, bahsi geçen kötü yanlarından dolayı eğit-donat modeli, en son tercih edilmesi gereken modeldir. ‘Eğit-donat modelinin alternatifi, kendi askerini cepheye sürmektir.’ yanılgısına da düşmemek gerekir. Gelişen teknolojiyle birlikte savaşların bilindik ‘konvansiyonel-cephe savaşı’ndan giderek uzaklaştığı günümüzde, cepheye ordu sürmeden savaşmanın çok sayıda metodu bulunmaktadır.

Not: IŞİD ve Eğit Donat modeliyle ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek isteyenler, Fehim Taştekin‘in 29 Haziran ve 10 Ekim 2014 tarihli yazılarına göz atabilirler.

Kaynakça

1-      http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=26705609&tarih=2014-06-29

2-      http://www.aljazeera.com.tr/haber/isid-ile-mucadelede-3-adim

3-      http://www.hurriyet.com.tr/dunya/27364265.asp

4-      http://www.nytimes.com/2014/10/15/us/politics/cia-study-says-arming-rebels-seldom-works.html?_r=3

Kategori: GENELGÜNCELSİYASET
Etiketler:

İlgili Gönderiler