aydin-chp-genclik-kollari-heyecanli-3544717_o (1)

CHP’de Gençleşme

2558 • 30 Nisan 2014

Geçtiğimiz yerel seçimin ardından Türkiye’nin özellikle muhalif kısmı büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Yoğun bir seçim öncesi gündem geçirdik ve Ak Partiyi ciddi manada yıprattığı düşünülen birçok belge ve doküman kamuoyuna sunuldu. Birçoğumuzun beklentisi bu dökümanların iktidarı yıpratacağı ve hatta çöküşe götüreceği şeklindeydi. Ancak seçim gecesi bunun olmadığını gördük. Ak Parti bir önceki yerel seçimlerde aldığı %38.8(1) oyun üzerine %5.39 puan daha ekleyerek %44.19(2) puanlık bir sonuç elde etti. Ancak seçim atmosferinin yerel seçimden öte genel seçim havasında olduğunu düşünürsek bir önceki genel seçimle kıyasladığımızda %49.83luk oy oranından(3) %5.64lük bir kayıpla ayrıldığını da düşünebiliriz. Bu seçim sürecinde ise Ak Partiyi zayıflatacak alternatif olarak görülen CHP ise bir önceki yerel seçime oranla %5.56, genel seçime oranla ise %2.68lik bir oy oran artışı yakalamasına rağmen seçimin başarısız tarafı olarak ilan edildi. Bu seçim süreci toplum açısından sonuçlar ve yüzdelerle değerlendirilirken CHP’de durumlar biraz daha farklı değerlendirilmekte. CHP önemli bir değişim süreci içerisinde ve bu değişimin genel siyaset üzerindeki kısa vade etkilerini görmek açısından bu seçim önemli bir gösterge oldu. “Yeni CHP” şeklinde yeniden tanımlanmaya başlayan 90 senelik bir partinin siyasi etkinliğini görmemiz açısından eşsiz bir dönem geçirdik. Bu tablo içerisinde CHP’nin hem başarısı hem de başarısızlığının en temel sebeplerinden biri olarak gördüğüm örgüt yapısını ve gençleşme politikasını biraz incelemek ve subjektif olacak olsa da bu konudaki görüşlerimi paylaşmak istiyorum.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun gelişinin ardından partide bir değişim sürecinin başladığı çok konuşulan bir durum. Partinin iç yapısını incelediğimizde de gerçekten böyle bir değişim olduğunu görüyoruz. İlk olarak CHP tüzüğüne 16. Olağanüstü Kurultayda eklenen 41-a maddesiyle gençlik kolları için 30 yaş sınırı getirildi. Eski yapıdaki haliyle gençlik kolları ana kademe yönetiminde bulunan gençlik kollarından sorumlu başkan yardımcısına bağlıydı ve 26 Şubat 2012 tarihli 16. Olağanüstü Kurultayda bu yapı değiştirilerek gençlik kolları özerk bir yapı haline geldi ve kendi yönetmelikleriyle gençlik kolları genel başkanına bağlı olarak işler hale getirildi. Bu değişiklik, kendini her zaman ana kademe yönetimlerin daha solunda olarak tanımlayan gençlik kollarının otonom karar alır hale gelmesini ve daha güçlü bir yapıya dönüşmesini sağladı. Buna ek olarak aynı tüzük değişikliğiyle gelen 61-b maddesiyle %10 gençlik ve 61-a maddesiyle %33 cinsiyet kotası kondu. Bu değişikliğin anlamı ise gerek ana kademe yönetimlerde, gerek belediye meclis üyesi adaylıklarında ve milletvekili adaylıklarında en az %10 oranında 30 yaş ve altı üyenin olması ve her cinsiyetten en az %33er temsiliyet olmasıdır. Yani bir önceki tüzük ile oluşan örgüt yapısında gençlik kolları ana kademe yönetimine bağlı iken yeni tüzükle hem özerk bir yapıya sahip olup hem de ana kademe yönetime de genç üyeler katarak gençliğin ana kademe yönetiminde de söz sahibi olmasını sağladı. Bunun dışında gençlik kolları başkanları görevli olduğu ilçe, il veya genel merkezin yönetim kurulu toplantılarına katılabilir ancak oy kullanamaz maddesi eklenerek gençliğin siyasete aktif katılımının sağlanması için önemli bir adım atıldı. Tüzüğün yeni eklenen 41-a maddesine göre ise parti gelirlerinin en az %10u olmak kaydıyla yeter miktar bütçe kadın kolları ve gençlik kollarına ayrılır kararı alındı ve bu ise gençlik kollarının ekonomik bir güce sahip olmasını sağlayarak önemli bir faaliyet gücü kazandırdı(4).
15 Aralık 2013 tarihinde Ankara Abdi İpekçi Spor Salonunda yapılan gençlik kurultayında söz alan K.Klılıçdaroğlu gençliğin mevcut verilen kotalarla yetinmemesi gerektiğini, yapılanmalarını güçlendirip daha yüksek oranlarda kota talep etmeleri gerektiğini söyledi. Aynı zamanda 2014 seçim sonrasında ise yaptığı bir değerlendirmede seçimde alınan oylarda en büyük payın kadın kolları ve gençler olduğunu söyledi(5). Kılıçdaroğlu her fırsatta gençlerin partiye gelip CHPyi değiştirmesini, güncellemesini ve güçlendirmesini istediğine dair demeçler verdi. Seçim sonrası kazanılan belediyelerin belediye başkanlarına ise yapılacak işlerin merkezine çocukların, gençlerin ve kadınların alınması talimatını verdi.
Asıl değinmek istediğim konuya gelecek olursak, K.Kılıçdaroğlu neden her seferinde ve ısrarla böyle bir çağrı yapmaktadır? Neden sürekli yeni gençlerin gelmesini ve partiyi sahiplenmesini istemektedir? K.Kılıçdaroğlu mevcut örgütlere güvenmemekte midir? Partinin mevcut yapısıyla önemli bir başarı alamayacağını mı düşünmektedir? Görece olarak başarısızlık sayılabilecek bu sonucun suçlusunu örgütler olarak mı görmektedir? Eğer böyle düşünüyorsa örgütlerin yenilenmesi için neden radikal adımlar atmamaktadır? Kadroların yenilenmesi konusunda sorun mu yaşamaktadır? Bu yoğun çağrıların sebebi yeni kadrolar kazanarak mevcut örgütleri yenilemek açısından elini güçlendirmek midir?
CHP’nin içyapısının karışık olduğu ve yüksek dozlarda kulisler oluştuğu sık konuşulan ve yanlış da olmayan bir durum. Bu içyapı kimi zaman fayda sağlamakta kimi zaman ise zarar vermektedir. Son seçim sürecinde birçok yerelde örgütlerin çalışma(ma)sı seçimleri kaybettiren temel sebep oldu. Bu sebeple şuan örgütler üzerinde ciddi endişeler oluşmaya başladı. Bu durum içerisinde de olası kadro değişiklikleri için eski kadrolar değil genç kadrolar ön plana çıkmaya başladı.
CHP’deki gençleşme çalışmaları bu seçim döneminde önceki seçimlere oranla daha dinamik bir çalışma olmasını sağladı. Ancak bu gençleşme süreci yeterince gerçekleşemediği ve henüz önemli derecede bir değişim için yeterli süre geçmediği için istenen sonuçlar alınamadı. Seçim açısından CHP’ye katkı daha çok parti üyesi olmayan seçmenlerin sosyal medya üzerinden başlattığı kampanyalarla ve bireysel teşebbüslerle ilerledi. Seçim sürecinin sıcak atmosferinden kaynaklı CHP adına çalışan yeni genç kadrolar da oluştu ancak önemli bir değişim yaratacak ölçüde olmadı. Buna karşın gelecek süreçlerde ciddi katılımlar olabileceğinin işaretlerini veren bir süreç oldu.
Ankara oylarının sayımı için oluşan gönüllü ekipler hepimizin malumudur. Bu ekipler CHP kadroları ciddi manada eksik durumdayken gelip oyların sayılmasında ciddi faydalar sağlamışlardır. Daha sonra ise bu ekiplerde yer alan bazı insanlar “#occupyCHP” sloganıyla CHP’yi işgal edip değiştireceklerini ilan ettiler. Bu hareket ilerleyen süreçte ülkenin her tarafına irili ufaklı yayıldı. Sosyal medyada bir anda patlayan bu hareket daha sonraki süreçte faaliyete geçme konusunda önemli sorun yaşadı ve şimdilik görüldüğü kadarıyla iyice sönülmendi. Ancak bu hareketin başlamış olması CHP içinde bazı dinamikleri değiştirmeye yetti. Yukarıda anlattığım tüzük değişikleri sebebiyle CHP, gençlik örgütlenmesi ve gençlik siyaseti açısından oldukça verimli bir hale geldi. Bu veya bu tarz oluşumların gelecek süreçte tekrar harekete geçmesi halinde partinin kademelerinde iş yapabilirlik açısından oldukça güçlü ve geniş imkanlı bir gençlik oluşumu yaratmak mümkün olacaktır. Bu CHP seçmeni adına olumlu bir gelişmeyken partide yerleşik kulisleri bulunan bazı kişi ve grupları endişelendirmektedir. Bu sebeple genel başkan nezdinde yapılan bir “#occupyCHP’ye yer ve imkan verin” çağrısına parti organları tarafından benim beklediğimden az da olsa bir direnç oluşmaktadır. Bu direnç bir anlamda bu hareketin samimiyetini görmek ve heyecan, istek ve azim seviyesini ölçmek açısından faydalı da görülebilir. Ancak bu konuda kafalarda oluşan başka bir soru ise partinin bu konudaki samimiyetinin ne olduğudur. Hem hareketin samimiyetini hem de partinin harekete karşı tavrındaki samimiyeti ilerleyen süreçte hep beraber göreceğiz.
Mevzubahis #occupyCHP oluşumunun nereye varacağı ve neyi başaracağı sorusu hala cevapsız duruyor. Ama hem böyle bir hareketin başlamasının olası olduğunu görmek, değişen tüzük yapısıyla CHP’nin böyle bir harekete alan sağlamasından sonra özellikle 80 darbesinden sonra CHP ile organik bağlantısı kalmayan üniversite ve gençlik siyasetinin tekrar CHP’ye yönelmesi mümkün hale gelmiştir. Her ne kadar sosyalist çizgide ilerleyen hareketlerin sosyal demokrat bir partiye yönelmesi kolay görünmese de gelecekte görmemizin muhtemel olduğu genç milletvekilleri, genç belediye meclis üyeleri ve genç parti yöneticileri arttıkça siyasetle aktif olarak uğraşmak isteyen gençler için CHP cazip bir hal alacaktır. #occupyCHP Ankara genel merkez toplantısında sorulan çok önemli bir soru olan “CHP’li olmak neden karizmatik değil?” sorusu bu konunun aslında temelini oluşturmaktadır. Genç siyasetçilerin artması, genç vekillerin ve belediye meclis üyelerinin medyada yer bulmaya başlamasından sonra bir genç için CHP’li olmanın karizmatik hale geleceğini düşünmek herhalde çok olası olacaktır. İlerleyen sürecin bize göstereceklerinin ne olduğunu kestirmek çok kolay olmasa da gençlere açılan bu alan ile birlikte CHP’nin uzun vadede gençleşeceği ve daha dinamik kadrolara sahip olacağını öngörmek zor değildir. Her ne kadar kısa vadede bu değişim rüzgarı önemli etkiler yaratmasa da, uzun vadeli etkilerinin daha güçlü olacağını düşünmekteyim.

Kaynaklar
1- http://secim.haberler.com/2009/
2- http://www.hurriyet.com.tr/yerel-secim-2014/
3- http://tr.wikipedia.org/wiki/2011_T%C3%BCrkiye_genel_se%C3%A7imleri
4- http://www.chp.org.tr/wp-content/uploads/2012/05/CHP-Tuzuk.pdf
5- http://m.gazetevatan.com/News/Article?ID=624689

Kategori: GÜNCELSİYASET
Etiketler:

İlgili Gönderiler