twitter

Twitter Sansürü

1662 • 25 Mart 2014

Türkiye, 21 Mart sabahı Twitter’sız bir güne uyandı. Recep Tayyip Erdoğan’ın 20 Mart tarihli Bursa mitinginde yaptığı konuşmada, “ Mahkeme kararı çıktı. Twitter, mwitter hepsinin kökünü kazıyacağız.” (1) demesinin ardından 20 Mart gecesi Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB), Twitter’a erişimi engelledi.

Siteye girmeyi denediğinizde, karşınıza İstanbul’dan 3, Samsun’dan 1 mahkemenin verdiği koruma tedbiri kararları nedeniyle ‘idari tedbir’ uygulandığı yazısı çıkıyor, fakat bu kararların hiç biri, Twitter’a erişimin tamamen engellenmesini isteyen kararlar değil, hepsi belli hesaplar için koruma tedbiri talep ediyor. Bu kararlar üstüne Türkiye Barolar Birliği de, tamamen kapatmanın hukuksuz olduğunu ifade ederek TİB kararının iptali ve yürütmenin durdurulması için dava açtığını açıkladı (2).

Davalar açıladursun, Türkiye Twitter’sız hayatına devam ediyor. Her ne kadar erişim sağlamak için alternatif yollar bulunsa da, bu yolların da kapanması için elden gelen yapılıyor. İşin trajikomik tarafı, hükümet cephesinden de yasaklı Twitter’a rağbet olması. Başbakan yardımcısı Bülent Arınç ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek yasaktan sonra tweet atan ünlü isimlerden bazıları. Arınç, yasaktan sonra nasıl tweet attığı ile ilgili; “Biz faydalı işler için yazıyoruz. Ben bu sabah Akhisar’a gidiyorum’ dedim sadece. Çalışmalarımı anlatıyorum. Nasıl ulaştı, erişime nasıl açıktı bilmiyorum o sırada, düşmüş. Düşünce de beni sağdan soldan aradılar, ‘Herkes tweet atamıyor, siz nasıl atıyorsunuz’ diye. Özel bir çabamız olmadı. Allah kapıları açıyor demek ki iyi niyet olursa Twitter bile açılır ”(3) açıklaması yaptı. Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de Twitter yasağını delenlerden. Yasaktan sonra yasağı tasvip etmediğini belirten tweetler atan Gül, “Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal gibi suç oluşturan hususlar varsa, ancak mahkeme kararıyla sadece ilgili sayfalar kapatılabilir.” Ve “ … kullanılan platformlara erişimin topyekün engellenmesi zaten mümkün değil.” İbarelerini kullandı (4).

Sayın Arınç’ın dediği gibi Allah Twitter’ın kapılarını açar mı bilinmez ama bir sosyal medya mecrasına erişiminin engellenmesi ve akabinde ülkenin Cumhurbaşkanının yasağı delerek bu mecradan uygulamanın yanlışlığını eleştirmesi, olayın vehametini gözler önüne seriyor. Vehametin daha büyüğü ise, Türk halkı dışında kimseyi çok fazla etkilemeyecek olan bu çağdışı uygulama için ‘Dünya Türkiye’nin gücünü gördü.’ değerlendirmesi yapan bir kitlenin varlığı.

Sansürde bizim göremediğimiz bir alamet görerek onu ‘dünya çapında güç’ ilan eden bu otoriteryen kitleyi bir kenara bırakıp uygulamanın dünyadaki örneklerine bakarsak, Twitter’ı yasaklayan veya engelleyen ülke sayısı çok az. Şu an Türkiye, Çin’den sonra Twitter’ın yasaklı olduğu 2. ülke konumunda. İran, Mısır, Özbekistan, Türkmenistan, Kuzey Kore gibi ülkelerde de sürekli olmamakla beraber kısıtlamalar, engellemeler uygulanıyor. Türkiye dışında sayılan ülkelerin hepsi, dünya basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında son 20’de bulunuyor. Türkiye de 154. sırada.(5)

Elbette dünya da bu karara tepki gösteriyor. Bu tepkilerin en ilgi çekici olanlarından bir tanesi, uzun yıllar The New York Times gazetesinin İstanbul büro yöneticiliğini yapmış olan Douglas Frantz’ın yaptığı; “İnternet sansürü, 21. Yüzyılın kitap yakmasıdır.” benzetmesi. (6). Yazısında internet sansürünü savaş zamanlarında yapılan kütüphane/kitap yakma saldırılarına benzeten Frantz, yapılan hareketin hem yanlış hem beyhude olduğunu, artık günümüzde internet üzerinde herhangi bir yasaklamanın mümkün olmadığını vurguluyor. Türkiye’yi bir dost olarak nitelendiren Frantz, yapılan uygulamayı bir hata olarak görüyor.

Sonuç olarak, günümüzde ilerleyen teknoloji sansürcü zihniyetin işini zorlaştırmış, internet üzerinde uygulanacak bir sansürü imkansız hale getirmiştir. Bilgiye erişimin giderek kolaylaştığı ve kolaylaştırıldığı çağımızda mesele, Twitter’a erişilip erişilememesi değildir. Esas mesele, bu çağda hala sansürü meşru görerek, bu yolla sorunlara çözüm bulabileceğini düşünen ve kendi devletinin cumhurbaşkanına dahi yasak deldirtecek uygulamalara giden bir zihniyetin varlığıdır. Türkiye isminin basın özgürlüğü konusunda en kötü üne sahip ülkelerle beraber anılmasına neden olan bu zihniyetin, ‘İleri Demokrasi’ söylemiyle ne kadar bağdaştığını, kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.

Pub-Amnesty-International-Twitter

KAYNAKLAR

1-      http://www.aljazeera.com.tr/haber/twitter-mivitir-kokunu-kaziyacagiz

2-      http://www.barobirlik.org.tr/Detay23580.tbb

3-      http://www.haberturk.com/gundem/haber/931868-arinctan-ilginc-twitter-yorumu

4-      http://www.hurriyet.com.tr/teknoloji/26053467.asp

5-      http://www.aljazeera.com.tr/haber/twittera-yasakli-ulkeler

6-      http://blogs.state.gov/stories/2014/03/21/21st-century-book-burning

 

 

 

Kategori: GÜNCELİNSAN HAKLARISİYASET
Etiketler:

İlgili Gönderiler