besiktasta-cami-revire-dondu_6674_dhaphoto11

Sağlığa ‘Gezi’ Ayarı

1850 • 08 Şubat 2014

Ülkemiz 2014 yılına çalkantılı bir gündem ile girdi. 17 Aralık yolsuzluk soruşturması, soruşturmada adı geçen bakanların istifası ve akabinde gelen atamalar ülke gündemini meşgul ederken, bu ortamdan oldukça etkilenen Türk Lirası’nın, T.C. Merkez Bankası müdahalesine rağmen döviz karşısında değer kaybetmeye devam etmesi, kamuoyunun yeni gündemini oluşturdu.

Bu çalkantılı gündem arasında hepimizi ilgilendiren bir torba yasa da, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek Cumhurbaşkanının onayından geçti. Bahsi geçen 6514 Sayılı Yasa, T.C. Sağlık Bakanlığı’na bağlı kuruluşlar ve personel hakkında birtakım yeni düzenlemeler getiriyor. Konusu sağlık olduğu için tüm kamuoyunu yakından ilgilendiren bu yasa, ülkenin yoğun gündemi nedeniyle sadece gazetelerin sağlık köşelerine kendine yer bulabiliyor.

Oysa ki konunun birincil muhatabı konumunda olan Türk Tabipler Birliği, çeşitli basın açıklamaları, kampanyalar, protesto eylemleri vasıtasıyla yasaya tepkisini dile getiriyor, yasa hakkında kamuoyunda farkındalık yaratmaya çalışıyor. Yasa henüz tasarı halindeyken Meclis’te grubu olan partilerle görüşerek tasarının bu haliyle yasalaşmamasını isteyen Tabipler Birliği, yasa Genel Kurul’dan geçtikten sonra Cumhurbaşkanının yasayı iade etmesi için temaslarda bulundu, fakat iki konuda da amacına ulaşamadı. Yasaya yurt içinden olduğu kadar yurt dışındaki sağlık örgütlerinden de tepki geldi, Nobel Barış Ödülü sahibi İnsan Hakları İçin Hekimler Örgütü (Physicians for Human Rights), yaptığı basın açıklamasında; “acil durumlarda tıbbi yardımı suç sayan ve yaralı göstericilere bakım sağlayanların cezalandırılmalarını öngören yasanın geçmesi, Türkiye’deki hükümetin her tür muhalif sesi susturma yönündeki çabalarının bir parçasıdır. Tıp camiasının bu şekilde hedef alınması kendi başına tepki çekici bir iş olmanın ötesinde aynı zamanda herkesin sağlığını tehlikeye atmaktadır. Yeni yasal düzenleme Türkiye’nin kendi yasalarıyla da çelişkilidir ve Anayasa Mahkemesi tarafından engellenmelidir” [1] ifadelerini kullandı.

Yasada en çok dikkat çeken madde, yasaya ‘Gezi ayarı’ yakıştırması yapılmasının sebebi olan 11 no’lu Ek Madde oldu. Bu maddenin tartışılan kısmı:

“Olağanüstü durumlarda mesleğini icraya yetkili kişilerce acil sağlık hizmeti ulaşana ve sağlık hizmeti devamlılık arz edene kadar verilecek olan sağlık hizmeti hariç, ruhsatsız olarak sağlık hizmeti sunan veya yetkisiz kişilerce sağlık hizmeti verdirenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” [2]

Şeklindedir. Maddede sözü geçen adli para cezası, hakimin takdirine göre günlük 20 ile 100 lira arasında değişiyor. Eğer hakim üst sınır olan 100 liradan ceza verirse, cezanın miktarı 2 milyon TL oluyor. Bu, Türk Ceza Kanunlarındaki en yüksek adli para cezalarından biri. Üstüne hapis cezası da eklendiğinde, oldukça caydırıcı hatta yıkıcı bir ceza olduğu kesin.

Ruhsatsız sağlık hizmeti vermek, ilk defa bu yasayla engellenen bir eylem değil, daha önce de bu konuyla ilgili düzenlemeler yapılmıştı. Gezi olayları sonrasında bu kadar ağır bir maddenin yasaya eklenmiş olması, ister istemez ‘Bu düzenleme Gezi Olayları’nı mı hedef alıyor?’ sorusunu akla getiriyor. Bilindiği gibi, olaylar esnasında gönüllü doktorlar çeşitli noktalarda revirler oluşturarak yaralılara tıbbi destek sağlamışlardı. Bu müdahalelerin kaç hayat kurtardığı, kaç insanın yarasını onardığı bilinmez ama verilen hizmetin ‘ruhsatsız sağlık hizmeti’ olduğu açık.

Yani artık hekimler inisiyatif alıp gerekli gördükleri yerde revir kuramayacak, gönüllü hizmet veremeyecek, inisiyatif hekimlerden tümüyle alınarak Sağlık Bakanlığı’na devrediliyor. Sağlık Bakanlığı’nın sağlık hizmetleri konusunda tek otorite olması ve yeni düzenlemeyle getirilen ağır cezalar, zaten yeterince riskli olan acil müdahale konusunda doktorlarda çeşitli çekince ve tereddütler yaratabilir. Zira Sağlık Bakanlığından izinsiz sağlık hizmeti vereni 2 milyon TL ceza bekliyor. Bunun tıp etiğine ne kadar uygun olduğu bir tarafa, ‘sade vatandaş’ a ne gibi etkileri olacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz.

1)      http://www.hurriyet.com.tr/saglik-yasam/25582874.asp

2) RESMİ GAZETE; SAĞLIK BAKANLIĞI VE BAĞLI KURULUŞLARININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN; KANUN NO. 6514; 02.01.2014

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kategori: GÜNCELİNSAN HAKLARISİYASET
Etiketler:

İlgili Gönderiler